Dolandırıcılık suçu ile 'hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma' suçu (TCK m.155/2) arasındaki farkı, bir avukatın müvekkilinden aldığı parayı uhdesine geçirmesi örneği üzerinden açıklayınız.
Bu iki suç arasındaki fark, yine hilenin ve malın devrinin zamanlamasında yatar. Eğer avukat, müvekkilini 'davanı kazandım, şu kadar tazminat çıktı, masraf olarak bu parayı gönder' gibi hileli bir beyanla aldatarak para alırsa, bu dolandırıcılık suçunu oluşturur. Çünkü para, hile sonucunda elde edilmiştir. Ancak, eğer müvekkil, dava masrafları için veya tahsil edilen bir alacağın kendisine verilmesi amacıyla parayı avukata hukuka uygun bir şekilde teslim etmişse ve avukat bu parayı daha sonra kendi kişisel borçları için harcayarak uhdesine geçirirse, bu durum 'hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma' (TCK m.155/2) suçunu oluşturur. Çünkü burada malın devri baştan hukuka uygundur, suç, kendisine duyulan mesleki güvenin sonradan kötüye kullanılmasıyla işlenmiştir.