Dolandırıcılık suçunun TCK m.158/1-f kapsamında 'banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle' işlendiğinin kabulü için, failin banka çalışanı olması veya bankayı temsilen hareket etmesi zorunlu mudur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #320996

Hayır, zorunlu değildir. TCK m.158/1-f'nin madde gerekçesinde 'Banka ve kredi kurumları açısından dikkat edilmesi gereken husus, bu kurumları temsilen, bu kurumlar adına hareket eden kişilerin başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleridir' şeklinde bir ifade yer alsa da, bu sadece bir örnektir ve nitelikli halin kapsamını daraltmaz. Yargıtay uygulamasında da kabul edildiği üzere, önemli olan bankanın yarattığı güven ortamının veya maddi varlıklarının (çek, dekont, sahte internet sitesi vb.) suçun işlenmesinde hile unsuru olarak kullanılmasıdır. Fail, bir banka çalışanı olmasa bile, sahte bir banka belgesi düzenleyerek veya kendisini banka görevlisi olarak tanıtarak mağduru aldatırsa, bu nitelikli hal yine de oluşur. Failin banka çalışanı olması, sadece hilenin inandırıcılığını artıran bir faktör olur.