Hukuka aykırı yollarla elde edilmiş bir delil, sadece ceza yargılamasında mı geçersizdir, yoksa hukuk veya idare yargılamasında da delil olarak kullanılamaz mı?
Hukuka aykırı delillerin kullanılamayacağı ilkesi, temel olarak ceza yargılaması için getirilmiş bir kuraldır ve Anayasa'nın 38. maddesi (Suç ve Cezalara İlişkin Esaslar) altında düzenlenmiştir. Ancak, bu ilkenin temelinde yatan insan onurunu ve temel hakları koruma amacı, onun diğer hukuk dallarında da yankı bulmasını sağlamıştır. Hukuk yargılamasında delil serbestisi daha sınırlı olsa da, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, özel hayatın gizliliğini ihlal ederek elde edilen ses kaydı gibi delillerin, hukuka aykırı olduğu ve boşanma davası gibi hukuk davalarında dahi delil olarak kullanılamayacağına karar vermiştir. Dolayısıyla, bir delilin hukuka aykırılığı temel bir hakkı ihlal ediyorsa, bu delilin sadece ceza yargılamasında değil, diğer yargılama usullerinde de kural olarak kullanılamayacağı kabul edilmektedir. İlkenin uygulama alanı genişleme eğilimindedir.