5271 sayılı CMK'nın 257. maddesi uyarınca müsadere veya iade edilecek eşya üzerinde hakkı olan üçüncü kişilerin duruşmaya çağrılması zorunluluğu, bu kişilerin kimliğinin veya adresinin bilinememesi durumunda yargılamayı durdurur mu?
Hayır, durdurmaz. Mahkemenin yükümlülüğü, kimliği ve adresi bilinen veya makul bir çabayla tespit edilebilen hak sahiplerini çağırmaktır. Eğer mahkeme, dosyadaki mevcut bilgilere göre (örneğin trafik kaydı, tapu kaydı) hak sahibini tespit edemiyorsa veya tespit etse bile bilinen adreslerinde tebligat yapılamıyorsa, yargılamaya devam edebilir. CMK m.257/3'teki 'çağrıya uymamaları... hükmün verilmesini engellemez' hükmü, usulüne uygun çağrıya rağmen gelmeme durumunu kapsadığı gibi, hak sahibinin tespit edilememesi veya ulaşılamaması gibi durumları da dolaylı olarak kapsar. Aksi takdirde, kötü niyetli kişiler adreslerini gizleyerek müsadere yargılamasını kilitleyebilirdi. Önemli olan, mahkemenin bu kişiyi tespit etmek için makul bir çaba göstermiş olmasıdır.