Ceza Muhakemesinde 'delil serbestisi' ilkesi ne anlama gelir ve bu ilkenin Anayasa ve CMK'da yer alan 'hukuka uygun delil' kuralı ile olan ilişkisi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #320929

'Delil serbestisi' ilkesi, ceza yargılamasında, bir olayın ispatı için kanunda belirli delillerin (tanık, belge, yemin gibi) sınırlı olarak sayılmadığını, aksine hukuka uygun olmak kaydıyla her şeyin delil olarak kullanılabileceğini ifade eder. Medeni usul hukukundaki 'delil sınırlılığı' ilkesinin aksine, ceza muhakemesinde amaç maddi gerçeğe ulaşmak olduğu için, olayı aydınlatabilecek her türlü kanıt aracı (ses kaydı, görüntü, parmak izi, tanık beyanı, uzman raporu vb.) delil olarak kabul edilebilir. Ancak bu serbesti, mutlak ve sınırsız değildir. Bu ilkenin sınırı, Anayasa m.38/6 ve CMK m.217/2'de düzenlenen 'hukuka uygunluk' kuralıdır. Yani, bir bulgu ne kadar aydınlatıcı olursa olsun, eğer hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmişse, delil serbestisi ilkesine rağmen yargılamada kullanılamaz. Hukuka uygunluk, delil serbestisinin temel sınırını oluşturur.