Anayasa Mahkemesi, TCK m.220/6'nın iptal kararını verirken, yasa koyucunun ceza siyaseti alanındaki takdir yetkisine atıfta bulunmuş ancak yine de kuralı iptal etmiştir. Bu durum, yasa koyucunun takdir yetkisinin 'sınırsız' olmadığını nasıl göstermektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #320921

Bu durum, yasa koyucunun suç ve ceza siyasetini belirlemedeki takdir yetkisinin sınırsız olmadığını, bu yetkinin Anayasa'nın temel ilkeleriyle, özellikle de 'hukuk devleti' ilkesi (Anayasa m.2) ve 'suçta ve cezada kanunilik' ilkesi (Anayasa m.38) ile sınırlı olduğunu açıkça göstermektedir. AYM, kararında, yasa koyucunun hangi eylemleri suç sayacağı ve ne kadar ceza öngöreceği konusunda takdir yetkisi olduğunu kabul etmekle birlikte, bu yetkiyi kullanırken Anayasa'ya uymak zorunda olduğunu belirtmiştir. TCK m.220/6'nın, 'belirlilik', 'öngörülebilirlik' ve 'orantılılık' gibi anayasal ilkeleri ihlal etmesi, yasa koyucunun bu takdir yetkisini Anayasa'ya aykırı bir şekilde kullandığı anlamına gelmektedir. Bu nedenle AYM, yasa koyucunun takdir alanına müdahale etmemiş, sadece bu takdirin Anayasal sınırlar içinde kullanılmadığını tespit ederek iptal kararı vermiştir.