Türk Ceza Kanunu m.157'ye göre dolandırıcılık suçunun oluşması için 'hileli davranışlar'ın varlığı zorunludur. Hileli davranış kavramı, hukuki olarak nasıl tanımlanmakta ve 'basit yalan'dan nasıl ayrılmaktadır?
Hileli davranış, mağdurun iradesini yanıltacak, gerçeği olduğundan farklı gösterecek nitelikteki aldatıcı eylemlerdir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, her yalan hileli davranış sayılmaz. Hilenin 'nitelikli bir yalan' olması gerekir. 'Basit yalan', mağdurun biraz dikkat ve özenle veya basit bir araştırma ile doğruluğunu denetleyebileceği beyanlardır. 'Nitelikli yalan' ise, planlı, kurgulanmış, mağdurun denetleme imkanını ortadan kaldıran veya zayıflatan, ustaca sergilenen aldatıcı hareketlerdir. Örneğin, sadece 'borcumu yarın ödeyeceğim' demek basit bir yalan olabilirken; sahte bir dekont düzenleyerek veya kendisini nüfuzlu bir kişi olarak tanıtarak bu yalanı desteklemek, eylemi nitelikli hale getirir ve hileli davranış unsurunu oluşturur.