Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 17.11.2009 tarihli 'kaçak rakı' davasında verdiği kararda, hukuka aykırı arama sonucu bulunan delillerin yanı sıra, bu delillere dayanan 'sanık ikrarının' da hükme esas alınamayacağına karar vermesi 'zehirli ağacın meyvesi' doktrininin nasıl bir uygulamasıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #320868

Bu karar, 'zehirli ağacın meyvesi' doktrininin doğrudan ve net bir uygulamasıdır. Olayda, hukuka aykırı arama (zehirli ağaç), birincil hukuka aykırılıktır. Bu arama sonucu ele geçirilen sahte rakı yapımında kullanılan malzemeler, bu hukuka aykırılığın doğrudan ürünüdür. Sanığın, bu hukuka aykırı deliller önüne konulduktan sonra, köşeye sıkışarak verdiği ikrar ise, hukuka aykırı delilden elde edilen ikincil bir delildir (zehirli ağacın meyvesi). YCGK, sanığın ikrarının özgür iradesine dayanmadığını, hukuka aykırı delillerin yarattığı baskı altında verildiğini kabul etmiştir. Bu nedenle, sadece birincil delili değil, ondan kaynaklanan ikrarı da hukuka aykırı sayarak hükme esas alınamayacağına karar vermiş ve doktrini benimsemiştir.