Hukuka aykırı olarak elde edilen bir delil, soruşturma aşamasında şüphelinin tutuklanması gibi bir koruma tedbirine karar verilirken dikkate alınabilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #320845

Bu konu doktrinde tartışmalı olsa da, hukuka aykırı delil yasağının mutlak niteliği ve Anayasa m.38/6'daki 'delil olarak kabul edilemez' ifadesi, bu tür delillerin hiçbir aşamada ve hiçbir kararda (sadece esasa ilişkin hükümde değil, tutuklama gibi ara kararlarda da) kullanılamaması gerektiğini savunmayı gerektirir. Bir bulgu, hukuka aykırıysa 'delil' vasfını kazanamaz. Tutuklama kararı için aranan 'kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller' (CMK m.100) ifadesi, bu delillerin hukuka uygun olması gerektiğini de ima eder. Hukuka aykırı bir bulguya dayanarak bir kişinin özgürlüğünü kısıtlamak, temel haklara orantısız bir müdahale ve delil yasaklarının amacına aykırı olur. Dolayısıyla, hukuka aykırı delil, tutuklama kararında da dikkate alınmamalıdır.