Bir dolandırıcılık vakasında, internet üzerinden satılan bir ürünün ilanda belirtilen kaliteden daha düşük nitelikte olması ile hiç gönderilmemesi arasında ceza hukuku sorumluluğu açısından nasıl bir ayrım yapılmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #320833

Bu ayrım, fiilin hukuki ihtilaf mı yoksa suç mu teşkil ettiğini belirlemede kritiktir. Ürünün hiç gönderilmemesi veya yerine tamamen alakasız bir şey (örn. salatalık) gönderilmesi, failin baştan itibaren aldatma kastıyla hareket ettiğini ve amacının para almak olduğunu, sözleşmeyi ifa etme niyetinin olmadığını gösterir. Bu durum, TCK m.158/1-f kapsamında nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturur. Ancak, ilanda belirtilen kaliteden daha düşük nitelikte bir ürün gönderilmesi, genellikle bir suç teşkil etmez. Bu durum, özel hukuk kapsamında, özellikle Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'a göre 'ayıplı mal' satışı olarak değerlendirilir. Mağdur, ceza davası değil, ayıplı maldan doğan haklarını (iade, bedel indirimi, onarım vb.) kullanmak için hukuk davası açmalıdır. Ancak, bu düşük kaliteli mal gönderme eylemi, sistematik bir aldatma planının parçasıysa ve failin kastı baştan itibaren aldatmaya yönelikse, istisnai olarak dolandırıcılık suçu da oluşabilir.