Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 13.03.2012 tarihli kararı ışığında, arama sırasında CMK m. 119/4'te belirtilen 'ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi bulundurma' kuralına uyulmamasının, elde edilen delili 'hukuka aykırı' kılıp kılmayacağını, 'mutlak' ve 'nispi' delil değerlendirme yasağı teorileri çerçevesinde tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #320763

Bu konu, Yargıtay içinde tartışmalıdır ve 'nispi delil değerlendirme yasağı' görüşünün bir yansımasıdır. Mutlak delil yasağı görüşüne göre, usul kanunundaki herhangi bir kurala aykırılık, delili hukuka aykırı kılar ve bu delil hiçbir şekilde kullanılamaz. Nispi delil yasağı görüşü ise, hukuka aykırılığın bir temel hak ihlaline yol açıp açmadığına bakar. YCGK'nin 13.03.2012 tarihli (E.2011/8-278) kararında, arama sırasında iki komşunun bulundurulmaması 'şekli bir aykırılık' olarak nitelendirilmiş ve bu durumun tek başına bir hak ihlaline yol açmadığı, dolayısıyla usulüne uygun alınmış bir arama kararına dayanan bu arama sonucunda elde edilen delilin hukuka aykırı sayılmayacağı belirtilmiştir. Bu karar, 'nispi' yasağı benimseyen bir yaklaşımdır. Ancak, 8. Ceza Dairesi'nin bozma kararında olduğu gibi, bu tür bir aykırılığı mutlak hukuka aykırılık sayan ve delilin kullanılamayacağını savunan 'mutlak' yasak görüşü de mevcuttur. Bu, hukuka aykırı delilin sınırlarının yorumunda bir içtihat farklılığı olduğunu göstermektedir.