Ceza muhakemesinde 'hukuka aykırı delil' kavramı nasıl tanımlanır ve bu delillerin yargılamada kullanılamamasının anayasal ve yasal dayanakları nelerdir?
'Hukuka aykırı delil', hukukun genel ilkelerine, pozitif hukuk kurallarına (Anayasa, kanunlar, yönetmelikler) ve evrensel hukuk belgelerine aykırı yöntemlerle elde edilmiş her türlü bulgudur. Bu delillerin yargılamada kullanılamamasına 'delil yasakları' denir. Bu yasağın temel anayasal dayanağı, Anayasa'nın 38/6. maddesindeki 'Kanuna aykırı elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul edilemez' hükmüdür. Yasal dayanakları ise CMK m. 217/2 ('Yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir.'), CMK m. 206/2-a (hukuka aykırı delillerin duruşmada ortaya konmasının reddedilmesi) ve CMK m. 289/1-i (hükmün hukuka aykırı delile dayanmasının mutlak bozma nedeni sayılması) maddeleridir. Bu kurallar, maddi gerçeğe ulaşılırken insan onurunun ve temel hakların korunmasını amaçlayan hukuk devleti ilkesinin bir gereğidir.