5271 sayılı CMK'da delil serbestisi ilkesi benimsenmişken, bu ilkenin 'hukuka aykırı delil yasağı' ile nasıl sınırlandırıldığını CMK m. 217/2 üzerinden açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #320732

Ceza muhakemesinde 'delil serbestisi' ilkesi, maddi gerçeğe ulaşmak amacıyla, hukuka uygun olan 'her şeyin' delil olarak kullanılabileceği anlamına gelir. Yani, deliller kanunda sınırlı sayıda sayılmamıştır. Ancak bu serbesti, sınırsız değildir. CMK m. 217/2, bu ilkenin sınırını çizmektedir. Madde, 'Yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir.' demektedir. Bu hüküm, iki ilkeyi bir arada barındırır: Bir yandan 'her türlü delil' ifadesiyle delil serbestisini teyit ederken, diğer yandan 'hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş' şartını getirerek bu serbestiyi sınırlar. Dolayısıyla, bir bulgunun delil olarak kabul edilebilmesi için öncelikle hukuka uygun yöntemlerle elde edilmiş olması gerekir. Hukuka aykırılık, delil serbestisi ilkesinin en temel ve mutlak sınırıdır.