Bir iş kazası nedeniyle hem ceza davası hem de hukuk (tazminat) davası açıldığında, hukuk hakiminin ceza mahkemesinin 'maddi vakıa' tespitiyle bağlı olması, davalı işverenin savunma hakkını nasıl etkiler?
Bu bağlılık, davalı işverenin savunma hakkını sınırlar. Hukuk hakimi, ceza mahkemesinin kesinleşmiş bir kararla tespit ettiği maddi olguları (örneğin, 'işyerinde emniyet kemeri takma zorunluluğu bulunmasına rağmen işçiye kemer verilmediği' veya 'makinenin koruma kapağının sökük olduğu') yeniden tartışmaya açamaz. İşveren, hukuk davasında 'kemer vardı' veya 'kapak sökük değildi' şeklinde bir savunma yapamaz, çünkü bu maddi vakıa ceza mahkemesi kararıyla sabit hale gelmiştir. İşverenin savunması, artık bu sabit maddi vakıalar çerçevesinde, kendi kusurunun olmadığını veya daha az olduğunu (örneğin işçinin de kusurlu olduğunu) ya da zarar miktarının iddia edildiği kadar yüksek olmadığını ispatlamaya yönelik olabilir. Yani, savunma hakkı devam eder, ancak maddi olguların yeniden tartışılması boyutuyla kısıtlanmış olur.