TCK m. 220/6'nın iptalinin ardından, kanun koyucunun 'örgüt adına suç işleme' fiilini tamamen ceza kanunundan çıkarması halinde, bu fiili işleyen kişilere yönelik ceza hukuku politikasında nasıl bir boşluk oluşabilir? Bu boşluğun sakıncalarını tartışınız.
Bu fiilin tamamen ceza kanunundan çıkarılması, ceza hukuku politikasında önemli bir boşluk yaratabilir. Bu durumda, bir terör veya suç örgütünün sempatizanı olan ancak üye olmayan bir kişi, örgütün çağrısı veya talimatıyla ciddi bir suç (örneğin bir yeri bombalamak veya bir kişiyi öldürmek) işlediğinde, sadece işlediği o suçtan (bombalama, kasten öldürme) sorumlu tutulacak, eyleminin arkasındaki örgütsel motivasyon ceza hukuku açısından ek bir ağırlık taşımayacaktır. Bu durum, örgütlerin, üye olmayan kişileri suç işlemeye teşvik etmesini kolaylaştırabilir. Çünkü bu kişiler, örgüt üyeliği gibi ek ve ağır bir suçlamayla karşılaşma riskinden kurtulmuş olurlar. Bu, hem örgütle mücadelenin etkinliğini zayıflatabilir hem de fiilin arkasındaki tehlikeliliği ve toplumsal zararı tam olarak yansıtmayan bir cezalandırma sonucunu doğurabilir. Bu nedenle metinde de, fiilin tamamen kaldırılması yerine, işlenen suçun cezasını artıran bir nitelikli hal olarak düzenlenmesi önerilmektedir.