HMK'ya göre sürelerin başlaması kural olarak 'tebliğ' tarihine bağlanmıştır (HMK m. 91). Ancak kanunda 'tefhim' tarihinden de bahsedilmektedir. Tefhimin süreleri başlatabilmesi için kararın hangi nitelikte olması gerekir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #320641

Tefhim, kararın duruşmada tarafların veya vekillerinin yüzüne karşı okunmasıdır. HMK m. 91, sürelerin kanunda öngörülen hallerde tefhim tarihinden itibaren başlayacağını belirtir. Tefhimle sürenin başlayabilmesi için, tefhim edilen kararın hükmün tüm unsurlarını içermesi ve gerekçesinin ana hatlarıyla açıklanması gerekir. Özellikle kanun yolu süreleri açısından, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, sadece hüküm sonucunu içeren 'kısa kararın' tefhimi süreleri başlatmaz. Kanun yolu süresi, gerekçeli kararın usulüne uygun olarak 'tebliğ' edilmesiyle başlar. Tefhimin süre başlattığı istisnai haller, kanunda açıkça belirtilmelidir (örneğin ihtiyati tedbir kararına itiraz süresi gibi). (Bkz. Yargıtay 8.HD 26.03.2019 tarihli kararı ve YHGK kararları).