Anayasa Mahkemesi, TCK m. 220/6'nın iptal kararının gerekçesinde, bu hükmün uygulanmasının örgüt üyeleri ile üye olmamakla birlikte örgüt adına hareket edenler arasında ayrım yapma olanağı tanımadığını belirtmiştir. Bu durumun 'eşitlik ilkesi' açısından bir ihlal oluşturup oluşturmayacağını tartışınız.
Evet, oluşturabilir. Her ne kadar AYM kararını 'kanunilik' ilkesi üzerine kursa da, metindeki gerekçeler 'eşitlik ilkesi' (Anayasa m. 10) açısından da bir ihlale işaret etmektedir. Eşitlik ilkesi, hukuki durumları aynı olanlara aynı, farklı olanlara ise farklı kuralların uygulanmasını gerektirir. Örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan, emir alan, süreklilik arz eden eylemlerde bulunan 'gerçek' bir örgüt üyesinin hukuki durumu ile örgütle organik bir bağı olmayıp sadece münferit bir eylemi 'örgüt adına' işlediği kabul edilen bir kişinin hukuki durumu aynı değildir. TCK m. 220/6'nın iptal edilen hali, bu farklı hukuki durumlara aynı hukuki sonucu (örgüt üyeliğinden cezalandırma) bağlayarak, farklı durumda olanlara aynı muameleyi yapmak suretiyle eşitlik ilkesini zedelemekteydi. Hatta, gerçek içtima hükümleri nedeniyle daha ağır bir sonuca yol açarak bu eşitsizliği derinleştirmekteydi.