AYM'nin Hamit Yakut kararında, başvurucunun eyleminin 'ihtara rağmen dağılmamak' olmasına rağmen 3 yıl 9 ay hapis cezası alması, TCK m. 220/6'nın yarattığı hangi temel sorunu somutlaştırmaktadır?
Bu durum, TCK m. 220/6'nın yarattığı 'orantısızlık' ve 'ceza adaletsizliği' sorununu somutlaştırmaktadır. Başvurucunun temel eylemi, 2911 sayılı Kanun kapsamında nispeten hafif bir suç olan 'kanuna aykırı toplantıda ihtara rağmen dağılmama' fiilidir ve bu suçtan sadece 6 ay hapis cezası (HAGB) almıştır. Ancak bu eylemin 'örgüt adına' işlendiği kabul edildiği anda, TCK m. 220/6 devreye girmiş ve başvurucu ayrıca 'örgüt üyeliği' suçundan 3 yıl 9 ay gibi çok ağır bir hapis cezasıyla daha cezalandırılmıştır. Bu, işlenen temel fiilin ağırlığı ile verilen ceza arasında aşırı bir orantısızlık olduğunu göstermektedir. Hafif bir kabahat niteliğindeki eylem, 'örgüt adına' yorumuyla bir anda ağır bir terör suçuna dönüşmektedir. AYM'nin kararında da eleştirdiği gibi, bu durum ceza adaletini zedelemekte ve temel haklar (toplanma özgürlüğü) üzerinde aşırı bir caydırıcı etki yaratmaktadır.