Borçlunun taraf olduğu ve işletmesinin faaliyeti için önem arz eden sözleşmelerin (örneğin kira veya lisans sözleşmesi) akıbeti, konkordato mühleti içinde ne olur? İİK m. 296'daki temel ilkeyi ve istisnasını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #320494

İİK m. 296'ya göre, konkordato sürecinde temel ilke, borçlunun taraf olduğu ve işletmesinin devamlılığı için önem arz eden sözleşmelerin 'devamının esas' olmasıdır. Kanun, bu sözleşmelerde yer alan ve borçlunun konkordato talebinde bulunmasını sözleşmeye aykırılık, haklı fesih sebebi veya borcu muaccel kılan hükümleri geçersiz kılar. Sözleşme, sırf borçlu konkordatoya başvurduğu için sona erdirilemez. Ancak bu temel ilkenin bir istisnası vardır: Borçlu, 'konkordatonun amacına ulaşmasını engelleyen aşırı külfetli sürekli borç ilişkilerini', komiserin uygun görüşü ve mahkemenin izniyle, herhangi bir zamanda sona erecek şekilde feshedebilir. Bu fesihten doğan tazminat ise konkordato projesine tabi bir alacak haline gelir.