AYM'nin Ayten Saka başvurusunda, devletin özel kişiler arasındaki mülkiyet uyuşmazlıklarında ne gibi pozitif yükümlülükleri olduğu belirtilmiştir? Bu yükümlülükler somut olayda neden yerine getirilmemiş sayılmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #320390

AYM, Ayten Saka kararında, devletin özel kişiler arasındaki mülkiyet uyuşmazlıklarına ilişkin pozitif yükümlülüklerini şu şekilde sıralamıştır: 1) Mülkiyet hakkına yapılan müdahalelere karşı usule ilişkin güvenceleri sunan yargısal yolları da içeren etkili bir hukuksal çerçeve oluşturma. 2) Oluşturulan bu çerçevede, yargısal makamların bireylerin uyuşmazlıklarında etkili ve adil bir karar vermesini temin etme. 3) Tarafların çatışan menfaatleri arasında adil bir denge kurma ve taraflardan biri aleyhine ölçüsüz bir sonuca yol açmaktan kaçınma. Somut olayda bu yükümlülükler yerine getirilmemiş sayılmıştır çünkü; her ne kadar yasal çerçeve ve yargı yolu mevcut olsa da, yargılamanın yaklaşık 30 yıl sürmesi 'etkili ve adil bir karar' verme yükümlülüğünü ihlal etmiştir. Ayrıca, 30 yıl önceki değere göre hesaplanan ve enflasyon karşısında eriyen bir alacağın sadece yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi, tarafların menfaatleri arasında 'adil bir denge' kurma yükümlülüğünü ihlal etmiş ve başvurucular aleyhine 'ölçüsüz bir sonuç' doğurmuştur.