Mirasçının mahfuz hissesini ihlal kastıyla, murisin bedelini ödeyerek üçüncü bir kişiden aldığı taşınmazı başka bir mirasçı adına tescil ettirmesi işlemi, Yargıtay tarafından hukuken nasıl nitelendirilmektedir? Bu durumda 1/4/1974 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı neden uygulanamaz?
Bu işlem, Yargıtay tarafından 'gizli bağış' olarak nitelendirilmektedir. Yani muris, taşınmazın kendisini değil, taşınmazın alımı için gerekli olan parayı diğer mirasçıya bağışlamış sayılır. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 13/1/2009 tarihli kararı ve metindeki diğer kararlarda da belirtildiği gibi, 1/4/1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nın uygulanabilmesi için, murisin kendi üzerine kayıtlı bir taşınmazı muvazaalı bir satış işlemiyle mirasçılarından birine devretmesi gerekir. Oysa somut olayda muris tarafından davalılara doğrudan bir temlik (devir) yoktur; işlem, üçüncü bir kişiden satın alınan taşınmazın bedelinin ödenmesi suretiyle gerçekleştirilmiştir. Bu nedenle, olayda muris muvazaasına dayalı tapu iptal-tescil davası açılamaz. Ancak bu gizli bağış, koşulları varsa, tenkis davasına konu edilebilir. Tenkis hesabı da taşınmazın kendisi üzerinden değil, bağışlanan para üzerinden yapılır.