AYM'nin TCK m. 220/6'yı iptal kararı öncesinde, İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi'nin (İHAM) Işıkırık/Türkiye kararının bu sürece etkisi ne olmuştur? İHAM'ın bu karardaki temel eleştirilerini özetleyiniz.
İHAM'ın Işıkırık/Türkiye (B. No: 41226/09, 14/11/2017) kararı, AYM'nin iptal kararına giden süreçte bir dönüm noktası olmuştur. Bu kararda İHAM, TCK m. 220/6 uygulamasının Sözleşme'nin 11. maddesiyle korunan toplanma özgürlüğünü ihlal ettiğine ve bu müdahalenin 'kanunilik' koşulunu sağlamadığına hükmetmiştir. İHAM'ın temel eleştirileri şunlardı: 1) 'Örgüt adına' ifadesi belirsizdir ve yoruma açıktır. 2) Gerçek örgüt üyeliği için aranan 'süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk' gibi kriterler bu suçta aranmamakta, bu da örgüt üyesi olmayan kişilerin kolayca örgüt üyesi gibi cezalandırılmasına yol açmaktadır. 3) Hükmün lafzı ve yargısal yorumu, kamu makamlarının keyfi müdahalelerine karşı yeterli koruma sağlamamaktadır. 4) Bu belirsizlik, ifade ve toplanma özgürlüğü üzerinde ciddi bir 'caydırıcı etki' yaratmaktadır. AYM, hem Hamit Yakut pilot kararında hem de nihai iptal kararında büyük ölçüde İHAM'ın bu eleştirilerini ve tespitlerini benimsemiştir.