İş kazası neticesinde ağır yaralanan bir işçinin eşi ve çocukları, kendi adlarına manevi tazminat talep edebilirler mi? 818 sayılı mülga BK ve 6098 sayılı TBK hükümleri ile Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 2015/9937 sayılı kararı bu hakkı hangi koşula bağlamaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #320350

818 sayılı mülga Borçlar Kanunu döneminde, kural olarak manevi tazminat hakkı doğrudan zarara uğrayan kişiye aitti ve yansıma yoluyla üzüntü duyan yakınlar tazminat isteyemezdi. Ancak Yargıtay içtihatları, özellikle Hukuk Genel Kurulu kararları (örn: 1995/11-122), bu kurala bir istisna getirmiş ve bir kişinin cismani zarara uğraması sonucu çok yakınlarının (ana, baba, eş, çocuk) ruhsal ve sinirsel sağlık bütünlüğünün ağır şekilde bozulması halinde onların da manevi tazminat isteyebileceğini kabul etmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesi bu içtihadı kanunlaştırmıştır. Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 2015/9937 sayılı kararında da belirtildiği gibi, artık 'ağır bedensel zarar' veya ölüm halinde, zarar görenin yakınları da manevi tazminat talep edebilir. Dolayısıyla, iş kazası sonucu yaralanmanın 'ağır bedensel zarar' niteliğinde olması, yakınların manevi tazminat hakkının doğması için temel koşuldur.