TCK m.158/1-f'de düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunun oluşumu için bilişim sistemlerinin veya banka/kredi kurumlarının rolü ne olmalıdır? Bu kurumların sadece elde edilen menfaatin aktarılmasında kullanılması, suçun nitelikli halinin oluşması için yeterli midir? Yargıtay içtihatları ışığında açıklayınız.
TCK m.158/1-f'nin oluşabilmesi için bilişim sistemleri veya banka/kredi kurumlarının, mağduru aldatmaya yönelik hileli hareketler sergilenirken ve bu yolla menfaat temin edilirken 'araç olarak' kullanılması gerekmektedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 29.11.2022 tarihli, 2022/204 E. ve 2022/749 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, bu kurumların sadece hileli hareketler sonucunda elde edilen yararın transferi için bir 'ödeme aracı' olarak kullanılması, nitelikli halin oluşumu için yeterli değildir. Suçun nitelikli halinin oluşması için, dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankanın mutat faaliyetlerinden (kredi, havale vb.) veya maddi varlıklarından (çek, dekont vb.) hileli bir şekilde yararlanılması gerekir. Yani, bankanın veya bilişim sisteminin güvenilirliği, hilenin icrasını kolaylaştıran bir unsur olmalıdır. Sadece paranın hesaba yatırılması bu kapsamda değerlendirilmez.