6111 sayılı Kanun ile KTK m. 98'de yapılan ve SGK'nın tedavi giderlerini sigorta şirketlerine rücu etmesini engelleyen düzenlemenin, bu değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten 'önce' meydana gelen kazalara uygulanmasını sağlayan 'Geçici 1. madde'nin hukuki niteliği nedir? Bu tür bir düzenleme 'kanunların geriye yürümezliği' ilkesine aykırılık teşkil eder mi?
6111 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesi, 'gerçek anlamda geriye yürüme' (geçmişe etkili olma) niteliğinde bir kanun hükmüdür. Bu madde, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce meydana gelmiş ve hukuki sonuçları kısmen veya tamamen doğmuş olan trafik kazalarına ilişkin hukuki durumu yeniden düzenlemektedir. 'Kanunların geriye yürümezliği' ilkesi, ceza hukuku dışında mutlak bir ilke değildir. Özellikle kamu yararı, sosyal devlet ilkesi ve ekonomik düzenin korunması gibi üstün gerekçelerle, hukuk devletinin temel ilkeleri (kazanılmış haklara saygı, hukuki güvenlik) zedelenmediği ölçüde kanunların geçmişe yönelik düzenleme yapması mümkündür. KTK m. 98 ve Geçici m. 1'deki düzenlemenin amacı, trafik kazalarından kaynaklanan tedavi giderlerinin tahsili sürecindeki karmaşayı ve uzun yargılamaları ortadan kaldırmak, tüm giderlerin tek bir çatı altında (SGK) toplanmasını sağlamak ve finansmanını sigorta sektöründen aktarılacak primlerle karşılayarak sürdürülebilir bir sistem kurmaktır. Burada, sigorta şirketlerinin ve Güvence Hesabının geçmişe yönelik borçları, geleceğe yönelik prim aktarma yükümlülüğü karşılığında sona erdirilmektedir. Bu durum, kamu yararı ve sistemin rasyonalizasyonu amacıyla yapılmış bir yasal tercih olarak değerlendirildiğinden, Anayasa'ya aykırı bulunmamıştır ve 'kanunların geriye yürümezliği' ilkesine bir istisna teşkil etmektedir.