HMK'nın 317. ve 319. maddeleri uyarınca basit yargılama usulünde, davalı cevap dilekçesini verdikten sonra savunmasını genişletebilir veya değiştirebilir mi? Bu yasağın istisnaları nelerdir?
Kural olarak, basit yargılama usulünde davalı cevap dilekçesini verdikten sonra savunmasını serbestçe genişletemez veya değiştiremez. HMK m. 319, basit yargılama usulü için iddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağının, yazılı yargılama usulündeki gibi ön inceleme aşamasıyla değil, 'dava ve cevap dilekçelerinin verilmesiyle' başlayacağını düzenler. Yani, davalı cevap dilekçesini sunduğu anda, bu yasak onun için başlamış olur. Ancak bu yasak mutlak değildir ve iki temel istisnası vardır (HMK m. 141): 1. **Karşı Tarafın Açık Muvafakati:** Davalı, savunmasını genişletmek veya değiştirmek istediğinde, davacının buna açıkça rıza göstermesi halinde bu mümkündür. Davacının sessiz kalması, muvafakat ettiği anlamına gelmez. 2. **Islah:** Davalı, savunmasını genişletmek veya değiştirmek için, yargılama boyunca bir kez kullanabileceği 'ıslah' kurumuna başvurabilir. Örneğin, cevap dilekçesinde ileri sürmeyi unuttuğu bir zamanaşımı defini, daha sonra ıslah yoluyla ileri sürebilir. Ancak, ıslah dilekçesinin karşı tarafa tebliği üzerine, davacı da bu yeni savunmaya karşı beyanda bulunma hakkı kazanır. Bu kurallar, basit yargılama usulünün hızlı ilerlemesini sağlamak ile tarafların savunma haklarını korumak arasında bir denge kurmayı amaçlamaktadır.