Bir memur hakkında 3628 sayılı Kanun kapsamında rüşvet suçundan soruşturma izni alınmaksızın dava açılmıştır. Yargılama sırasında mahkeme, eylemin rüşvet değil, 4483 sayılı Kanun uyarınca soruşturma izni gerektiren 'görevi kötüye kullanma' suçunu oluşturduğu kanaatine varırsa, bu aşamada görevi kötüye kullanma suçundan soruşturma izni alınması gerekir mi? Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2016/2141 K. sayılı kararı bu usuli sorunu nasıl çözmüştür?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #320304

Hayır, bu aşamada soruşturma izni alınmasına gerek yoktur. Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2016/2141 K. sayılı kararında da benimsenen YCGK içtihadına göre, ceza davasının konusu, iddianamede belirtilen 'maddi vakıalarla' sınırlıdır. Mahkeme, bu maddi vakıaların hukuki nitelendirmesiyle bağlı değildir ve değişen suç niteliğine göre ek savunma hakkı tanıyarak hüküm kurabilir. 3628 sayılı Kanun'un 17. maddesi, rüşvet ve irtikap gibi belirli suçlar için 4483 sayılı Kanun'daki soruşturma izni prosedürünün uygulanmayacağını, doğrudan soruşturma yapılacağını düzenler. Dava, bu madde kapsamında usulüne uygun olarak (izinsiz) açıldıktan sonra, yargılama sırasında suç vasfının değişmesi, davanın en başta usulsüz açıldığı anlamına gelmez. Kamu davası bir kez açıldıktan sonra, mahkeme yargılamaya devam etmelidir. Suç vasfının, soruşturma izni gerektiren bir suça (görevi kötüye kullanma) dönüşmesi, geriye dönük olarak izin alınmasını gerektirmez. Mahkeme, CMK m. 226 uyarınca sanığa görevi kötüye kullanma suçundan ek savunma hakkı vererek yargılamaya devam eder ve bir karar verir. Bu, dava ekonomisi ve yargılamanın sürüncemede kalmasını önleme amacına hizmet eden yerleşik bir Yargıtay uygulamasıdır.