TCK m. 316'da düzenlenen 'suç için anlaşma' suçu, bir somut tehlike suçu mudur, yoksa bir soyut tehlike suçu mudur? Bu nitelemenin, suçun unsurlarının yorumlanmasındaki önemi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #320299

TCK m. 316'da düzenlenen suç, bir 'somut tehlike' suçudur. Gerekçesinde de belirtildiği üzere, bu suç 'caydırıcı bir tehlike suçunu meydana getirmiş bulunmaktadır'. Ancak suçun unsurları, bu tehlikenin soyut değil, somut olmasını gerektirir. * **Soyut Tehlike Suçu:** Kanun koyucunun belirli bir fiilin yapılmasını genel olarak tehlikeli kabul ettiği ve zararın veya somut bir tehlikenin doğmasını aramadığı suçlardır. (Örn: Trafikte alkollü araç kullanmak). * **Somut Tehlike Suçu:** Fiilin işlenmesi sonucunda, korunan hukuki değer için somut, yani gerçek ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkmasının arandığı suçlardır. TCK m. 316'nın bir somut tehlike suçu olmasının önemi şuradadır: Maddede yer alan 'elverişli vasıtalarla işlemek üzere' ve 'maddi olgularla belirlenen bir biçimde anlaşırlarsa' ifadeleri, suçun oluşması için sadece soyut bir anlaşmanın yeterli olmadığını, bu anlaşmanın korunan hukuki değerler (Devletin güvenliği, Anayasal düzen) için 'gerçek bir tehlike' oluşturma potansiyeline sahip olmasını şart koşar. 'Elverişli vasıta' unsuru, anlaşmanın ciddiyetini ve tehlikenin somutluğunu gösterir. Sadece lafta kalan, hayali veya uygulanması imkansız bir plan, elverişli vasıta içermediği için bu suçu oluşturmaz. 'Maddi olgularla belirlenme' şartı da, tehlikenin varsayımsal değil, objektif delillerle ortaya konulması gerektiğini vurgular. Eğer suç soyut tehlike suçu sayılsaydı, iki kişinin herhangi bir vasıta veya somut plan olmaksızın sadece 'Anayasayı ihlal edelim' diye anlaşması dahi cezalandırılabilirdi ki, kanun koyucu bu kadar ileri gitmek istememiştir.