Bir kamu görevlisinin 'vekaleten' yürüttüğü bir göreve 'asaleten' atanma talebinin reddine ilişkin işleme karşı açılan davada yetkili mahkeme neresidir? Danıştay 10. Dairesi'nin 2010/8607 E. sayılı kararı, 'vekaleten görev yapma' durumunu yetki açısından nasıl değerlendirmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #320295

Bu davada yetkili mahkeme, işlemi tesis eden idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir. Danıştay 10. Dairesi'nin 2010/8607 E., 2010/6304 K. sayılı kararında, bu tür bir uyuşmazlığın İYUK m. 33'teki özel yetki kuralı kapsamında olmadığına hükmedilmiştir. Kararın gerekçesi şudur: İYUK m. 33, 'atanma ve nakil' işlemlerinden doğan davalar için özel yetki kuralı getirir. Ancak, bir göreve 'asaleten atanma isteminin reddi' işlemi, pozitif bir atanma veya nakil işlemi değildir. Bu nedenle, İYUK m. 33'ün lafzına göre bu kapsama girmez. Uyuşmazlık, genel yetki kuralı olan İYUK m. 32/1'e göre çözülmelidir. 'Vekaleten görev yapma' durumu ise yetkinin belirlenmesinde bir etki yaratmaz. Davacının asıl kadrosu Şanlıurfa'da olmasına ve vekaleten Mardin'de görev yapmasına rağmen, mahkeme bu yerleri yetkili olarak kabul etmemiştir. Çünkü vekaleten görevlendirme, kişinin asıl görev yerini değiştirmez ve yeni bir statü kazandırmaz. İYUK m. 33'teki 'yeni veya eski görev yeri' kavramı, kadronun bulunduğu yeri ifade eder. Vekaleten yürütülen görev yeri, bu anlamda bir 'görev yeri' sayılmaz. Sonuç olarak, uyuşmazlık bir atanma/nakil işlemi olmadığından, davacının ne asıl ne de vekaleten görev yaptığı yer mahkemesi değil, atanma talebini reddeden idari merci olan Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü'nün bulunduğu yer olan Ankara İdare Mahkemesi yetkili bulunmuştur.