Boşanmada mal paylaşımı davasında bilirkişi raporunun 'Yargıtay denetimine elverişli' olmaması ne anlama gelir? Yargıtay 8. HD - 2017/2744 K. sayılı kararındaki olayda, rapor hangi nedenle denetime elverişli bulunmamıştır?
Bir bilirkişi raporunun 'Yargıtay denetimine elverişli' olması, raporun ulaştığı sonuçları hangi somut verilere, belgelere ve hesaplama yöntemine dayandırdığını açık, anlaşılır, takip edilebilir ve gerekçeli bir şekilde ortaya koyması anlamına gelir. Yargıtay, bir kararı hukuka uygunluk açısından denetlerken, o kararın dayanağı olan bilirkişi raporundaki mantıksal silsileyi ve hesaplamaları kontrol edebilmelidir. Rapor, soyut kabullere veya nereden çıktığı belli olmayan sonuçlara dayanıyorsa, denetime elverişli değildir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2017/2744 K. sayılı kararındaki olayda, bilirkişi raporu şu nedenle denetime elverişli bulunmamıştır: Rapor, tasfiyeye konu meskenin alınmasında davalının kişisel malı olan bir aracın satışından gelen 8.000 TL'nin kullanıldığını kabul etmiştir. Ancak bu sonuca nasıl ulaştığını açıklamamıştır. Raporda, bu durumun 'banka kayıtlarından anlaşıldığı' bildirilmesine rağmen, dosyada mevcut banka kayıtları bu tespiti doğrulamamaktadır. Bilirkişi, hangi banka kaydının hangi satırına, hangi tarihteki işleme dayanarak bu sonuca vardığını belirtmemiştir. Yani, raporun vardığı sonuç ile dosyadaki deliller arasında bir bağ kurulamamaktadır. Bu, Yargıtay'ın, bilirkişinin ulaştığı sonucun dosyadaki delillere uygun olup olmadığını kontrol etmesini imkansız hale getirmektedir. Bu nedenle rapor, soyut bir kabule dayandığı ve gerekçesiz olduğu için denetime elverişli bulunmamış ve kararın bozulması gerekmiştir.