Bir eşin, evlilik birliği içinde edindiği bir malın 'kişisel mal' olduğunu iddia etmesi halinde, bu iddiasını ispatlayamazsa hukuki sonuç ne olur? Yargıtay 8. HD - 2017/686 K. sayılı kararındaki olayda, davalının 'emekli ikramiyesi ve önceki araçlarının satış parasıyla' yeni bir araç aldığı yönündeki savunması neden yetersiz bulunmuştur?
Bir eşin, evlilik birliği içinde edindiği bir malın kişisel mal olduğunu ispatlayamaması halinde, o mal TMK m. 222/3'teki yasal karine uyarınca 'edinilmiş mal' kabul edilir ve tasfiyede paylaşıma dahil edilir. İspat yükü, malın kişisel mal olduğunu iddia eden eşin üzerindedir. Yargıtay 8. HD'nin 2017/686 K. sayılı kararındaki olayda, davalının bu savunması, dosya kapsamındaki delillerle desteklenemediği için yetersiz bulunmuştur. Mahkemenin, bir malın kişisel mal olduğuna karar verebilmesi için, kişisel mal kaynağı (emekli ikramiyesi, miras parası, önceki kişisel malın satış bedeli vb.) ile yeni alınan mal arasında somut, takip edilebilir ve kesintisiz bir bağ (illiyet) kurulması gerekir. Davalının soyut olarak 'emekli ikramiyemle aldım' demesi yeterli değildir. Bu iddiasını, emekli olduğunda ne kadar ikramiye aldığını gösteren belge, bu paranın banka hareketleri, aracın alım satım sözleşmeleri ve ödeme belgeleri gibi somut delillerle ispatlaması gerekir. Karara konu olayda, dosya kapsamı, davalının emeklilik tarihi ve sunulan diğer evraklar, bu iddianın ispatlanamadığını gösterdiği için Yargıtay, aracın edinilmiş mal olduğunun kabulü ve bu yönde bir hesaplama yapılması gerektiği sonucuna varmıştır. Kısacası, soyut beyanlar, kişisel mal iddiasını ispat için yeterli değildir; somut ve belgelere dayalı bir ispat gereklidir.