Boşanmada mal paylaşımı davasının 'belirsiz alacak davası' olarak açılmasının önemi ve hukuki gerekçesi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #320283

Boşanmada mal paylaşımı davasının 'belirsiz alacak davası' (HMK m. 107) olarak açılması, davacının haklarını korumak açısından büyük önem taşır. Hukuki gerekçesi şudur: Dava açıldığı anda, davacının alacağının tam ve kesin miktarını belirlemesi objektif olarak imkansız veya kendisinden beklenemeyecek durumdadır. Çünkü katılma alacağı, değer artış payı gibi alacakların miktarı, tasfiyeye konu malların bilirkişiler tarafından karar anındaki güncel değerlerinin tespit edilmesi, eklenecek değerlerin ve denkleştirmelerin yapılması gibi karmaşık bir yargılama ve hesaplama süreci sonucunda ortaya çıkar. Davacı, davanın başında bu nihai değeri bilemez. Belirsiz alacak davası olarak açılmasının pratik önemi şunlardır: 1. **Zamanaşımını Durdurma:** Davacı, dava dilekçesinde sembolik bir değer (örneğin 1.000 TL) göstererek dava açabilir. Bu dava, alacağın tamamı için zamanaşımını keser. Yargılama sırasında bilirkişi raporuyla alacak miktarı netleştiğinde, davacı herhangi bir zamanaşımı tehlikesi olmadan ve ıslaha gerek kalmadan, iddiasını bu yeni miktara göre artırabilir. 2. **Harç Yükümlülüğü:** Davacı, davanın başında sadece talep ettiği sembolik miktar üzerinden harç öder. Alacak miktarı netleştiğinde eksik kalan harcı tamamlar. Bu, davanın başında yüksek harç ödeme külfetini ortadan kaldırır. 3. **Islah Riskini Ortadan Kaldırma:** Eğer dava belirsiz alacak davası olarak açılmazsa (kısmi dava olarak açılırsa), davacı bakiye alacağı için ıslah yapmak zorunda kalır. Islah, sadece bir kez kullanılabilen bir haktır ve ıslaha karşı davalının zamanaşımı defi ileri sürme hakkı doğar. Belirsiz alacak davasında ise bu riskler yoktur.