Eşlerden biri tarafından evlilik birliği içinde, bir başka üçüncü kişi (örneğin annesi) adına bir ev satın alınmış ve evin kredisi eşler tarafından ödenmişse, diğer eş bu ev üzerinde mal paylaşımı davası açarak hak talep edebilir mi? Yargıtay HGK'nın E. 2019/805 K. sayılı kararının bu konudaki yaklaşımı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #320281

Hayır, mal paylaşımı davası açarak doğrudan hak talep edemez. Mal rejiminin tasfiyesine ilişkin davalar (katkı payı, değer artış payı, katılma alacağı), ancak 'diğer eşin malvarlığına' yapılan katkılar veya onun edindiği mallar için söz konusu olabilir. Dava konusu mal, tapuda bir 'üçüncü kişi' adına kayıtlı ise, bu mal hukuken o üçüncü kişinin mülkiyetindedir ve eşlerin malvarlığına dahil değildir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E. 2019/805, K. 2022/123 sayılı kararında da bu ilke net bir şekilde ortaya konmuştur. Karara göre, davacı, üçüncü kişinin (kayınvalide) mal varlığına yaptığı katkıyı, mal rejimi tasfiyesi hükümlerine (TMK m. 218-241) dayanarak davalı eşinden isteyemez. Çünkü bu hükümler, sadece 'eşler arasındaki' mal hareketlerini düzenler. Bir eşin, diğer eşin annesi gibi üçüncü bir kişinin mal edinmesine yaptığı katkı, mal rejimi tasfiyesinin konusu değildir. Bu durumda hak talep etmek isteyen eşin başvurabileceği yol, mal rejimi tasfiyesi davası değil, genel hükümlere dayalı bir alacak davasıdır. Örneğin, kredi ödemelerini kendisinin yaptığını ispatlayarak, bu ödemeleri sebepsiz zenginleşme veya vekaletsiz iş görme hükümlerine dayanarak, malı edinen üçüncü kişiden veya duruma göre kendi eşinden talep edebilir. Ancak bu dava, Aile Mahkemesi'nin değil, genel mahkemelerin (Asliye Hukuk Mahkemesi) görev alanına girer. (Bkz: Yargıtay 8. HD - Karar No: 2017/366).