Evlilik birliği içinde, eşlerden birinin diğerine verdiği para veya ziynet eşyası, boşanmada mal paylaşımı sırasında 'katkı payı alacağı' olarak geri istenebilir mi? Yargıtay 8. Dairesi'nin 2012/1841 K. sayılı kararında bu tür devirler nasıl nitelendirilmiştir?
Kural olarak, bu tür devirler 'bağışlama' olarak kabul edilir ve katkı payı alacağı olarak geri istenemez. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, hayatın olağan akışı içinde eşlerin birbirine yaptığı makul düzeydeki karşılıksız kazandırmalar, ahlaki bir ödevin yerine getirilmesi veya bir bağışlama iradesi olarak yorumlanır. Eşler arasında bu tür devirlerin bir borç verme (karz) amacıyla yapıldığının iddia edilmesi halinde, bu iddianın ispatlanması gerekir. İspat edilemediği sürece, karine bağışlama yapıldığı yönündedir. Yargıtay 8. Dairesi'nin 2012/1841 K. sayılı kararında, davalı eşin diğer eşin kredi kartı borcunu ödemek için 3 bilezik ve bir miktar para vermesi eylemi, açıkça 'hukuken bağışlama sayılır' şeklinde nitelendirilmiştir. Bu nedenle, bu devrin bir katkı payı alacağı doğurmayacağına ve mal paylaşımı hesaplamasında dikkate alınmaması gerektiğine hükmedilmiştir. Dolayısıyla, bir eşin diğerine yaptığı ve iade şartı taşımayan bu tür kazandırmalar, bağışlama kabul edildiği için, yapan eş daha sonra bunu bir alacak olarak talep edemez.