Boşanmada mal paylaşımına konu olan taşınmazın, boşanma davası karar tarihine en yakın tarihteki sürüm (rayiç) değerinin mi, yoksa malın edinildiği veya devredildiği tarihteki değerinin mi esas alınması gerekir? Yargıtay'ın bu konudaki yerleşik uygulamasının hukuki dayanağı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #320278

Boşanmada mal paylaşımı davalarında, tasfiyeye konu malın 'karar tarihine en yakın' tarihteki sürüm (rayiç) değerinin esas alınması gerekir. Yargıtay'ın ve Dairelerin istikrarlı uygulaması bu yöndedir (Örn: Yargıtay 2. HD - 2021/7053 K.). Malın edinildiği veya (hileli olarak) devredildiği tarihteki değeri değil, tasfiye anındaki güncel değeri dikkate alınır. Bu uygulamanın hukuki dayanakları şunlardır: 1. **TMK m. 235/1:** 'Mal rejimi sona erdiği takdirde, mevcut edinilmiş mallar tasfiye edilir.' Bu hüküm, tasfiyenin, mal rejiminin sona ermesinden sonraki bir zamanda yapılacağını gösterir. 2. **TMK m. 227/1 ve m. 232:** Bu maddeler, tasfiyede artık değerin hesaplanmasında malların 'sürüm değerlerinin' esas alınacağını belirtir. 'Sürüm değeri', bir malın o andaki piyasa koşullarındaki alım-satım değeridir. 3. **Enflasyon ve Değer Artışları:** Davaların uzun sürmesi nedeniyle, malın edinildiği tarihteki değeri ile karar tarihindeki değeri arasında enflasyon ve piyasa koşulları nedeniyle büyük farklar oluşabilir. Edinme tarihindeki değerin esas alınması, alacaklı eşin alacağının reel olarak erimesine ve hak kaybına uğramasına neden olur. Karar anındaki güncel değerin esas alınması, her iki eşin de malın değerindeki artış veya azalıştan eşit şekilde etkilenmesini sağlayarak hakkaniyete ve 'gerçek değer üzerinden tasfiye' ilkesine hizmet eder. Eğer mal, katılma alacağını azaltma kastıyla devredilmişse (TMK m. 229), yine kural değişmez. Mal, devir tarihindeki nitelik ve özelliklerine göre, ancak tasfiye (karar) anındaki sürüm değeri üzerinden hesaba dahil edilir.