5271 sayılı CMK sisteminde 'ek iddianame' kurumu mevcut mudur? Mahkemenin, yargılama sırasında iddianamede yer almayan yeni bir suçun işlendiği kanaatine varması halinde izlemesi gereken usul nedir? Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2017/6116 K. sayılı kararının bu konudaki tespiti nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #320277

Hayır, 5271 sayılı CMK sisteminde, 765 sayılı eski TCK döneminde uygulanan anlamda bir 'ek iddianame' kurumu mevcut değildir. Mahkeme, iddianamede anlatılan ve sınırları çizilen fiilin dışına çıkarak, davaya konu edilmemiş yeni bir fiil veya suçtan yargılama yapamaz. Bu durum 'davasız yargılama olmaz' (CMK m. 225) ve 'yargılamanın sınırlılığı' ilkelerine aykırıdır. Mahkemenin, yargılama sırasında iddianamede yer almayan yeni bir suçun işlendiği kanaatine varması halinde izlemesi gereken doğru usul, CMK m. 226 uyarınca ek savunma hakkı vermek değil, o suçla ilgili olarak Cumhuriyet Başsavcılığı'na 'suç duyurusunda' bulunmaktır. Savcılık, bu suç duyurusu üzerine yeni bir soruşturma yapar ve yeterli şüpheye ulaşırsa, bu yeni suç için ayrı bir iddianame düzenleyerek kamu davası açar. Açılan bu yeni dava, önceki dava ile arasında hukuki veya fiili bir irtibat varsa, mahkeme tarafından birleştirilebilir (CMK m. 8 vd.). Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2017/6116 K. sayılı kararında da bu ilke teyit edilmiştir. Kararda, '...hükmün ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil hakkında verilebileceği... bu suçtan ek iddianame düzenlenmesi yoluna gidilmesi yerine, suça sürüklenen çocuk hakkında ek savunma verilerek hüküm kurulması' hukuka aykırı bulunmuştur. Uygulamada, suç duyurusu üzerine düzenlenen bu yeni iddianameye halk arasında 'ek iddianame' dense de, bu hukuken tamamen yeni ve bağımsız bir iddianame ile açılmış yeni bir davadır.