Bir Cumhuriyet Savcısı, CMK m. 91/3'e dayanarak toplu suç şüphelisi olan A, B ve C'nin gözaltı süresini 'delillerin toplanmasındaki güçlük' gerekçesiyle bir gün uzatmıştır. Şüphelilerden A'nın müdafii, bu karara karşı Sulh Ceza Hakimliğine başvurarak, 'müvekkili A ile ilgili tüm delillerin toplandığını, diğer şüphelilerle ilgili delillerin toplanmasının beklenmesinin müvekkilinin hürriyetini haksız yere kısıtladığını' ileri sürmüştür. Bu başvuru hukuken başarılı olabilir mi? Gözaltı süresinin uzatılmasında 'bireyselleştirme' ilkesi geçerli midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #320271

Bu başvuru hukuken başarılı olma potansiyeline sahiptir. Gözaltı, kişi hürriyetini kısıtlayan ağır bir tedbirdir ve 'orantılılık' ile 'bireyselleştirme' ilkelerine tabidir. CMK m. 91/3, gözaltı süresinin uzatılmasına imkan tanırken, gerekçe olarak 'delillerin toplanmasındaki güçlük veya şüpheli sayısının çokluğu'nu göstermektedir. Bu gerekçelerin, her bir şüpheli açısından somut olarak mevcut olması gerekir. 'Bireyselleştirme' ilkesi uyarınca, her şüphelinin durumu ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Toplu bir suç soruşturmasında, bir şüpheli (A) ile ilgili deliller toplanmış, ifadesi alınmış ve soruşturma açısından artık gözaltında tutulmasını gerektiren bir zorunluluk kalmamışsa, sadece diğer şüphelilerle (B ve C) ilgili işlemlerin devam ediyor olması, A'nın gözaltı süresinin uzatılması için tek başına yeterli ve hukuka uygun bir gerekçe değildir. CMK m. 91/2'deki 'soruşturma yönünden zorunlu olma' koşulu, uzatma kararı için de geçerlidir ve bu zorunluluk her bir şüpheli için ayrı ayrı değerlendirilmelidir. A'nın müdafii, Sulh Ceza Hakimliğine yapacağı başvuruda (CMK m. 91/5), müvekkili açısından gözaltının devamını gerektiren somut bir zorunluluk kalmadığını, delillerin toplandığını ve bu nedenle uzatma kararının orantısız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürebilir. Sulh Ceza Hakimi, evrak üzerinden yapacağı incelemede bu iddiayı haklı bulursa, A'nın derhal serbest bırakılmasına karar verebilir. Dolayısıyla, gözaltı süresinin uzatılması kararının gerekçesi soyut ve genel olmamalı, her bir şüpheli özelinde somut olgulara dayanmalıdır.