'Suç için anlaşma' (TCK m. 316) suçuna teşebbüs mümkün müdür? Bu suçun sırf hareket suçu olması ve anlaşma anında tamamlanması, teşebbüsün imkanını nasıl etkiler? Tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #320261

TCK m. 316'ya teşebbüsün mümkün olup olmadığı doktrinde tartışmalıdır. **Teşebbüs Mümkün Değildir Görüşü:** Bu görüşe göre, TCK m. 316 'sırf hareket' suçudur ve 'anlaşma'nın gerçekleştiği anda tamamlanır. Anlaşma, bölünemeyen, ani bir fiildir. İcra hareketleri, faillerin bir araya gelip iradelerini birleştirmesiyle tamamlanır. Anlaşma ya vardır ya da yoktur; 'anlaşmaya teşebbüs' gibi bir ara durum söz konusu olamaz. Eğer failler bir araya gelip anlaşamazlarsa, suçun unsuru olan 'anlaşma' gerçekleşmediği için suç oluşmamıştır. Eğer anlaşırlarsa suç zaten tamamlanmıştır. Bu nedenle, icra hareketlerinin bölünebilir olmadığı ve teşebbüsün mümkün olmadığı savunulur. **Teşebbüs Mümkündür Görüşü (Baskın Görüş):** Bu görüşe göre, suçun icra hareketleri bölünebilir nitelikte olabilir. Anlaşma, her zaman yüz yüze ve ani bir şekilde gerçekleşmek zorunda değildir. Örneğin, bir kişinin suç işleme teklifini içeren bir mektup veya e-posta göndermesi, suçun icra hareketlerine başlamasıdır. Karşı tarafın bu teklifi kabul eden cevabı kendisine ulaşmadan önce, failin elinde olmayan nedenlerle (mektubun kaybolması, polisin ele geçirmesi vb.) anlaşma tamamlanamazsa, TCK m. 316'ya teşebbüs gündeme gelebilir. Benzer şekilde, suç için anlaşmak amacıyla bir araya gelen kişilerin görüşmeleri sırasında, dış bir müdahale (polis baskını gibi) nedeniyle anlaşma tamamlanamazsa, yine teşebbüsten bahsedilebilir. Taraflardan birinin kendi isteğiyle masadan kalkması ise, TCK m. 36 kapsamında 'gönüllü vazgeçme' olarak değerlendirilebilir. Bu nedenle, suçun icra hareketlerinin bölünebildiği durumlarda teşebbüs mümkündür.