Tescilsiz bir motosikletin karıştığı trafik kazasında, bu aracın zorunlu trafik sigortası yaptırma yükümlülüğü var mıdır? Böyle bir kazada zarar gören üçüncü kişilerin bedensel zararları için Güvence Hesabının sorumluluğu doğar mı? Yargıtay HGK E. 2016/373 K. sayılı kararının bu konudaki yaklaşımını açıklayınız.
KTK m. 19 ve 20 uyarınca, motorlu araçların tescili zorunludur. Tescilsiz bir aracın trafiğe çıkarılması yasaktır ve trafikten men edilme sebebidir. KTK m. 91 ise, işletenlerin zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmasını zorunlu kılar. Tescil, sigorta yaptırabilmenin bir ön koşulu olsa da, bu durum tescilsiz bir araçla trafiğe çıkarak zarar veren işletenin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Güvence Hesabının sorumluluğu ise 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m. 14'te düzenlenmiştir. Bu maddenin 2-b bendi, '...sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için' Hesaba başvurulabileceğini belirtir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E. 2016/373, K. 2019/524 sayılı kararında, kanun ve yönetmelikte Güvence Hesabının sorumlu olmayacağı haller arasında 'tescilsiz araçların verdiği zararlar' şeklinde bir istisnaya yer verilmediği vurgulanmıştır. Dolayısıyla, tescilsiz olması nedeniyle sigorta yaptırılamamış bir aracın kazaya karışması, tam da Güvence Hesabının kurulma amaçlarından birini oluşturan, sigorta güvencesinden yoksun kalma durumunu yaratır. Devletin, tescilsiz aracı trafikten men etme görevini yerine getirmemesi sonucu oluşan bu zarardan doğan sorumluluğun Hesap tarafından üstlenilmesi gerektiği kabul edilmiştir. Sonuç olarak, tescilsiz bir aracın neden olduğu bedensel zararlardan dolayı, Güvence Hesabının poliçe limitleri dahilinde sorumluluğu doğar.