6111 sayılı Kanun ile 2918 sayılı KTK'nın 98. maddesinde yapılan değişiklik, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) trafik kazası sonucu sigortalıya yaptığı 'tedavi giderlerini' rücu etme hakkını nasıl etkilemiştir? SGK'nın bu giderler için Güvence Hesabına rücu etme hakkı devam etmekte midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #320250

6111 sayılı Kanun ile KTK m. 98'de yapılan değişiklik, SGK'nın trafik kazalarından doğan tedavi giderlerini sigorta şirketlerine ve Güvence Hesabına rücu etme hakkını temelden değiştirerek sona erdirmiştir. Yeni düzenlemeye göre: 1. Trafik kazası sonucu sunulan sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın doğrudan SGK tarafından karşılanır. 2. Bunun karşılığında, sigorta şirketleri ve Güvence Hesabı, yazdıkları primlerin ve topladıkları katkı paylarının Hazine Müsteşarlığınca belirlenen bir oranını (%15'i aşmamak üzere) periyodik olarak SGK'ya aktarırlar. 3. En önemli sonuç, KTK m. 98/2'de açıkça belirtildiği üzere, 'Aktarım ile sigorta şirketlerinin ve Güvence Hesabının bu teminat kapsamındaki yükümlülükleri sona erer.' Dolayısıyla, bu düzenleme sonrası SGK, spesifik bir kazada yaptığı tedavi gideri için ilgili sigorta şirketine veya (sigorta yoksa) Güvence Hesabına rücu davası açamaz. SGK'nın alacağı, artık bireysel rücu davaları yoluyla değil, sigorta sektöründen toplu olarak aktarılan prim payları ile karşılanmaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E. 2016/373, K. 2019/524 sayılı kararında da bu sistem detaylıca açıklanmış ve aktarım yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın, kanunun yürürlük tarihinden itibaren SGK'nın rücu hakkının sona erdiği kabul edilmiştir. Aksi bir yorumun, SGK'nın hem prim payı alıp hem de rücu davası açarak sebepsiz zenginleşmesine yol açacağı belirtilmiştir. Bu nedenle, tedavi giderleri bakımından Güvence Hesabına rücu hakkı kalmamıştır.