Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarihli iptal kararı, trafik kazalarından kaynaklanan 'araç değer kaybı' gibi dolaylı zararların hesaplanmasını nasıl etkilemiştir? Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin E. 2021/21252 K. sayılı kararında bu iptal kararının derdest davalara etkisi nasıl yorumlanmıştır?
Anayasa Mahkemesi (AYM), 17.07.2020 tarih ve 2019/40 E., 2020/40 K. sayılı kararıyla, Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 90. maddesindeki '...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda...' ibaresini iptal etmiştir. Bu iptal, trafik sigortası tazminatlarının kapsam ve hesabının, sigorta şirketlerinin lehine ve daraltıcı hükümler içeren 'Trafik Sigortası Genel Şartları'na göre değil, doğrudan KTK, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiil hükümleri ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre belirlenmesi gerektiği anlamına gelir. Bu kararın 'araç değer kaybı' hesaplamasına etkisi büyüktür. Genel Şartlar, değer kaybı hesaplamasında aracın yaşı, kilometresi gibi unsurlara dayalı katı ve genellikle daha düşük tazminat çıkaran formüller öngörüyordu. AYM'nin iptal kararı sonrası, artık bu formüller değil, Yargıtay'ın benimsediği 'gerçek zarar' ilkesi uygulanmalıdır. Bu ilkeye göre değer kaybı; aracın kaza öncesi ikinci el piyasa değeri ile kaza sonrası onarılmış haldeki ikinci el piyasa değeri arasındaki farktır ve bu fark, piyasa koşullarını bilen bilirkişiler tarafından somut olayın özelliklerine (aracın markası, modeli, yaşı, hasarın niteliği vb.) göre serbestçe belirlenir. Bu yöntem genellikle sigortalı lehine daha yüksek bir tazminat sonucu verir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin E. 2021/21252 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, AYM'nin iptal kararları geriye yürümez ancak derdest (görülmekte olan) ve kesinleşmemiş davalara derhal uygulanır. Bu, 'usuli kazanılmış hak' ilkesinin bir istisnasıdır. Dolayısıyla, yerel mahkeme, karar tarihinde yürürlükte olan yeni hukuki duruma (yani AYM iptal kararı sonrası duruma) göre karar vermelidir. Yargıtay, bu kararda, mahkemenin AYM kararına rağmen hala mülga Genel Şartlara göre hesaplama yapan bilirkişi raporunu esas almasını hukuka aykırı bulmuş ve kararı kanun yararına bozmuştur.