Boşanmada mal paylaşımı davası devam ederken, davalı eşin mal kaçırmasını önlemek için başvurulabilecek en etkili hukuki yollar nelerdir? 'İhtiyati tedbir' ve 'aile konutu şerhi' kurumlarının bu bağlamdaki işlevini açıklayınız.
Davalı eşin mal kaçırmasını önlemek için iki temel ve etkili hukuki yol bulunmaktadır: 1. **İhtiyati Tedbir (HMK m. 389 vd.):** Mal paylaşımı davası açılırken veya dava devam ederken, davacı eş, davalı adına kayıtlı olan ve tasfiyeye konu edilecek taşınır (araba, banka hesabı vb.) ve taşınmaz (ev, arsa vb.) mallar üzerine 'ihtiyati tedbir' konulmasını talep edebilir. Aile mahkemesi, davacının ileride alacağını tahsil etmesinin tehlikeye gireceği yönünde yaklaşık bir ispatın varlığı halinde, bu talebi kabul ederek ilgili malların üçüncü kişilere devrinin engellenmesi için tapu siciline, trafik siciline veya bankalara müzekkere yazar. Bu karar, dava sonuçlanıncaya kadar malın devrini ve üzerinde tasarruf edilmesini engeller. Bu, en kapsamlı ve etkili yöntemdir. 2. **Aile Konutu Şerhi (TMK m. 194):** Bu yol, sadece eşlerin birlikte yaşadığı ve 'aile konutu' niteliğindeki taşınmaz için geçerlidir. Eşlerden biri, tapuda malik olmayan eş dahi olsa, tek başına nüfus müdürlüğünden alacağı bir belge ile tapu müdürlüğüne başvurarak taşınmazın tapu kaydına 'aile konutu şerhi' koydurabilir. Bu şerh, dava açılmasına gerek kalmadan idari bir başvuruyla konulabilir. Şerh konulduktan sonra, malik olan eş, diğer eşin açık rızası olmadan aile konutunu satamaz, kiralayamaz veya üzerinde ipotek gibi ayni haklar tesis edemez. Bu şerh, mal paylaşımı davasından bağımsız olarak, evlilik birliği devam ederken dahi aile konutunu güvence altına alan çok önemli bir koruma mekanizmasdır.