Anlaşmalı boşanma protokolünde yer alan 'Taraflar birbirlerinden maddi ve manevi tazminat ile nafaka talebinde bulunmayacaktır, şahsi eşyalarını almışlardır' şeklindeki bir ibare, tarafların daha sonra mal paylaşımı davası açmasına engel teşkil eder mi? Yargıtay'a göre, mal paylaşımı hakkından feragatin geçerli olabilmesi için protokolde ne gibi bir ifadenin yer alması gerekir?
Hayır, bu şekildeki bir ibare mal paylaşımı davası açılmasına engel teşkil etmez. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, mal rejiminin tasfiyesi, boşanmanın fer'i (eki) niteliğindeki nafaka, maddi-manevi tazminat ve velayet gibi konulardan bağımsız ve ayrı bir hukuki kurumdur. Anlaşmalı boşanma protokolünde yer alan genel ve muğlak ifadeler ('başka bir talebim yoktur', 'tüm haklarımı aldım', 'eşyaları paylaştık' vb.) sadece boşanmanın fer'ilerine ilişkin taleplerden feragat edildiği şeklinde dar yorumlanır. (Bkz: Yargıtay 2. HD - 2022/263 K.) Mal paylaşımı hakkından feragatin geçerli olabilmesi için, bu iradenin protokolde hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde, açık, net ve spesifik olarak belirtilmesi gerekir. Örneğin, protokolde 'Taraflar, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu uyarınca yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan katılma alacağı, değer artış payı alacağı ve katkı payı alacağı hak ve taleplerinin tamamından karşılıklı olarak feragat ettiklerini kabul ve beyan ederler.' gibi açık bir ifadenin bulunması şarttır. Aksi halde, taraflar boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde mal paylaşımı davası açabilirler.