Eşlerden biri, boşanma davası açılmadan kısa bir süre önce, mal paylaşımından kaçırmak amacıyla üzerine kayıtlı bir taşınmazı üçüncü bir kişiye devretmiştir. Bu mal, mal paylaşımı hesaplamasına dahil edilir mi? Devralan üçüncü kişinin sorumluluğu hangi koşullarda ve nasıl gündeme gelir?
Evet, bu mal mal paylaşımı hesaplamasına dahil edilir. TMK m. 229/1-2, bir eşin mal rejimi devam ederken diğer eşin rızası olmadan yaptığı karşılıksız kazandırmaları veya diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirleri, tasfiye sırasında 'eklenecek değer' olarak edinilmiş mallara dahil edileceğini düzenler. Bu durumda, mal sanki hala devreden eşin mülkiyetindeymiş gibi, devir tarihindeki durumu esas alınarak tasfiye (karar) anındaki sürüm değeri üzerinden hesaplamaya katılır. Devralan üçüncü kişinin sorumluluğu ise iki aşamalı ve koşullara bağlıdır: 1. **İlk Aşama (Mal Paylaşımı Davası):** Mal paylaşımı davasında alacak, öncelikle malı devreden eşten talep edilir. Hüküm, devreden eş aleyhine kurulur. Üçüncü kişi, davalı olarak gösterilse bile bu aşamada borçtan sorumlu tutulmaz. Ancak davanın üçüncü kişiye ihbar edilmesi (TMK m. 229/son) veya davalı olarak gösterilmesi, ileride ona karşı dava açıldığında devrin hileli olduğu konusunun yeniden tartışılmasını engeller. 2. **İkinci Aşama (Üçüncü Kişiye Dava):** Alacaklı eş, mal paylaşımı davasında lehine hükmedilen katılma alacağını borçlu (devreden) eşten tahsil edemezse, yani borçlu eşin malvarlığı borcu ödemeye yetmezse, işte o zaman üçüncü kişiye karşı dava açabilir. TMK m. 241 uyarınca, alacaklı eş, karşılıksız kazandırmadan yararlanan üçüncü kişiden, eksik kalan alacak miktarıyla sınırlı olarak bu kazandırmanın iadesini talep edebilir. Üçüncü kişinin sorumluluğu, kazandırmanın karşılıksız olması ve borçlu eşin malvarlığının borcu karşılamaması koşullarına bağlıdır. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2017/2301 K. sayılı kararı da bu iki aşamalı süreci açıkça ortaya koymaktadır.