Vesayet davaları, HMK uyarınca hangi yargılama usulüne tabidir ve bu davalarda duruşma yapılması zorunlu mudur? Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2017/7944 E. sayılı kararında, mahkemenin dosya üzerinden karar vermesi neden hukuka aykırı bulunmuştur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #320232

Vesayet davaları, HMK m. 382/2-b-19 uyarınca 'çekişmesiz yargı' işlerindendir. HMK m. 385/1'e göre, çekişmesiz yargı işlerinde niteliğine uygun düştüğü ölçüde 'basit yargılama usulü' uygulanır. Basit yargılama usulünü düzenleyen HMK m. 320/1, 'Mahkeme, mümkün olan hallerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verir.' hükmünü içermektedir. Ancak bu hüküm, mahkemeye mutlak bir takdir hakkı tanımaz. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2017/7944 E., 2018/439 K. sayılı kararında, mahkemenin dosya üzerinden karar vermesi iki temel nedenle hukuka aykırı bulunmuştur: 1. **Hukuki Dinlenilme Hakkının İhlali:** Kararda, HMK m. 27'de düzenlenen hukuki dinlenilme hakkının, Anayasa m. 36'daki iddia ve savunma hakkının ve AİHS m. 6'daki adil yargılanma hakkının temel bir unsuru olduğu vurgulanmıştır. Taraflar duruşmaya çağrılmadan, savunmaları alınmadan hüküm verilmesi bu temel hakkı ihlal eder. HMK m. 320/1'deki 'mümkün olan hallerde' ifadesi, hukukun açıkça duruşma yapılmasını gerektirmediği (örneğin ihtiyati tedbir) veya hakime takdir hakkı tanıdığı durumlarla sınırlıdır. Vesayet gibi kişi haklarını doğrudan etkileyen davalarda duruşma açılması esastır. 2. **Kısıtlı Adayının Dinlenmemesi:** TMK m. 408 kapsamındaki bir davada, kısıtlanması istenen kişinin bizzat dinlenmesi, kısıtlanma talebi hakkındaki iradesinin sorulması esastır. Mahkeme, kısıtlı adayını dinlemeden, onun beyanını almadan karar veremez. Dosya üzerinden verilen kararda bu zorunluluk yerine getirilmediği için karar usulen hatalıdır.