İddianamede ve mütalaada sanık hakkında ceza indirimini gerektiren 'etkin pişmanlık' hükümlerinin (örneğin TCK m. 168) uygulanması talep edilmesine rağmen, mahkeme bu hükmü uygulamama kararı verirse, sanığa ek savunma hakkı tanımalı mıdır? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #320228

Evet, tanımalıdır. İddia makamı (savcılık) tarafından sanık lehine bir ceza indirimi nedeninin uygulanması talep edildiği halde, mahkemenin bu talebin aksine indirim hükmünü uygulamaması, sonuç itibarıyla sanığın daha ağır bir ceza ile karşılaşmasına, yani cezasının artmasına neden olan bir durum olarak kabul edilir. Bu durum, CMK m. 226/2'nin ruhuna ve amacına uygundur. Sanık, iddianame ve mütalaaya güvenerek, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanacağı varsayımıyla savunmasını şekillendirmiş olabilir. Mahkemenin bu indirimi uygulamayacağı ortaya çıktığında, sanığa bu yeni duruma göre savunma yapma, örneğin etkin pişmanlık koşullarının neden oluştuğunu daha detaylı izah etme veya farklı lehe hükümlerin uygulanmasını talep etme imkanı tanınmalıdır. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2021/19865 K. sayılı kararında da bu husus açıkça belirtilmiştir: 'Sanık hakkında düzenlenen iddianamede 5237 sayılı TCK.nın 168/1. maddesinin uygulanması talep edildiği halde, CMK.nın 226. maddesi uyarınca sanığa ek savunma hakkı verilmeden TCK.nın 168/2. maddesi uygulanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, bozma nedenidir.' Bu karar, lehe olan bir indirimin bile farklı bir fıkradan uygulanmasının ek savunma gerektirdiğini göstermektedir; dolayısıyla hiç uygulanmaması kesinlikle ek savunma hakkı verilmesini zorunlu kılar.