CMK m. 226/1 uyarınca suç vasfının lehe veya aleyhe değişmesinin ek savunma hakkı verilmesi açısından bir önemi var mıdır? Örneğin, 'cinsel saldırı' suçundan (TCK 102) açılan bir davada, eylemin daha az cezayı gerektiren 'cinsel taciz' (TCK 105) suçunu oluşturduğu kanaatine varan mahkemenin, sanığa ek savunma hakkı vermesi zorunlu mudur? Nedenini açıklayınız.
Evet, zorunludur. Suç vasfının sanığın lehine veya aleyhine değişmesinin ek savunma hakkı verilmesi açısından hiçbir önemi yoktur. Temel ilke, sanığın hakkındaki suçlamanın hukuki niteliğini bilerek savunma yapabilmesidir. Her suç tipinin maddi ve manevi unsurları farklıdır ve sanığın savunması da bu unsurlara göre şekillenir. Cinsel saldırı suçu, vücut dokunulmazlığının cinsel amaçlı ihlalini gerektirirken, cinsel taciz suçu cinsel amaçlı rahatsız etme eylemlerini kapsar ve bedensel temas içermez. Bu iki suçun unsurları ve savunma stratejileri tamamen farklıdır. Sanık, cinsel saldırı suçlamasına karşı 'bedensel temasın olmadığını' savunurken, cinsel taciz suçlamasına karşı 'eylemin cinsel amaç taşımadığını' savunabilir. Bu nedenle, suç vasfı daha az cezayı gerektiren bir suça dönüşse dahi, sanığın yeni suç vasfının unsurlarına göre savunmasını hazırlayabilmesi, lehe olan hükümleri talep edebilmesi ve yeni deliller sunabilmesi için CMK m. 226 uyarınca kendisine mutlaka ek savunma hakkı tanınmalıdır. Bu, savunma hakkının ve adil yargılanma ilkesinin bir gereğidir.