Sanık hakkında iddianamede 'hırsızlık' (TCK 141) suçundan dava açılmış, mahkeme ise eylemin 'suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi' (TCK 165) suçunu oluşturduğuna kanaat getirmiştir. Mahkeme, sanığa TCK m. 165'ten ek savunma hakkı verdikten sonra, 'hırsızlık suçundan beraatine, suç eşyasının satın alınması suçundan mahkumiyetine' şeklinde hüküm kurabilir mi? Bu tür bir kararın usuli sakıncası nedir?
Hayır, bu şekilde hüküm kuramaz. Bu karar usulen hatalıdır. Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2017/7685 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, bu tür bir hüküm çelişki yaratır. Çünkü yargılamanın konusu, iddianamede anlatılan tek bir fiildir. Mahkeme, bu fiilin hukuki niteliğini değiştirerek, hırsızlık değil, suç eşyasının kabulü olduğuna karar vermiştir. Aynı eylemden dolayı bir suçtan beraat, diğer suçtan mahkumiyet kararı verilmesi, sanki iki ayrı eylem yargılanıyormuş gibi bir sonuç doğurur ki bu yanlıştır. Doğru usul, mahkemenin CMK m. 226 uyarınca sanığa değişen suç vasfı (TCK m. 165) nedeniyle ek savunma hakkı verdikten sonra, sadece 'suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi' suçundan mahkumiyet hükmü kurmasıdır. İddianamede belirtilen suç vasfı olan hırsızlık suçundan ayrıca bir beraat kararı verilmesine gerek yoktur, çünkü mahkeme zaten eylemin o suçu oluşturmadığına kanaat getirmiştir. Bu şekilde tek bir eyleme ilişkin tek bir hüküm kurulmuş olur ve çelişkinin önüne geçilir.