Bir sanık hakkında iddianamede 'kasten yaralama' (TCK 86) suçundan dava açılmış, ancak yargılama sırasında mahkeme eylemin 'nitelikli kasten yaralama' (TCK 87 - kemik kırığı) suçunu oluşturduğu kanısına varmıştır. Mahkemenin sanığa CMK m. 226 uyarınca ek savunma hakkı vermeden TCK m. 87'den mahkumiyet hükmü kurması, Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 2015/30739 K. sayılı kararı ışığında nasıl değerlendirilmelidir?
Mahkemenin bu şekilde hüküm kurması, CMK m. 226/2'nin açık ihlali olup savunma hakkının kısıtlanması niteliğindedir ve mutlak bir bozma nedenidir. CMK m. 226/2, 'Cezanın artırılmasını... gerektirecek hâller, ilk defa duruşma sırasında ortaya çıktığında' sanığa ek savunma hakkı verilmesi gerektiğini amirdir. Kasten yaralama suçunun temel halinden (TCK 86) açılan bir davada, kemik kırığı nedeniyle cezanın artırılmasını öngören nitelikli halin (TCK 87/3) uygulanması, açıkça cezanın artırılmasını gerektiren bir durumdur. Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 2015/30739 K. sayılı kararında da vurgulandığı gibi, mağdurun adli raporunda kemik kırığı tespit edilmişse, mahkemenin TCK m. 87/3'ü uygulama ihtimaline binaen sanığa mutlaka ek savunma hakkı vermesi gerekir. Bu hak tanınmadan nitelikli halden hüküm kurulması, sanığın değişen ve ağırlaşan suçlamaya karşı savunma yapma, yeni delil sunma ve lehe olan hususları ileri sürme imkanını elinden alır, bu da adil yargılanma hakkını ihlal eder.