CMK m. 91/2'ye göre gözaltına almanın 'soruşturma yönünden zorunlu olması' ve 'suçu işlediği şüphesini gösteren somut delillerin varlığı' koşulları, uygulamada nasıl bir denetime tabidir? Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2011/15412 E. sayılı kararındaki olayda bu koşulların ihlali nasıl tespit edilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #320212

Bu koşullar, gözaltı tedbirinin keyfiliğini önleyen temel güvencelerdir. Denetimi, CMK m. 91/5 uyarınca Sulh Ceza Hâkimi tarafından yapılır. Yakalanan kişi, müdafii veya yakınları, bu koşulların oluşmadığı iddiasıyla derhal serbest bırakılma talebiyle Sulh Ceza Hâkimine başvurabilir. Hâkim, evrak üzerinden inceleme yaparak bu koşulların mevcut olup olmadığını değerlendirir. Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2011/15412 E., 2013/6043 K. sayılı kararında, valilik talimatına aykırı davranan mağdurlara karşı Kabahatler Kanunu uyarınca idari para cezası uygulanması tartışması yaşanmış, ancak ortada 'adli soruşturma yapılmasını gerektirir şekilde herhangi bir suç işlenmediği' halde mağdurların yakalanıp polis merkezine götürülmesi, CMK m. 91/2'deki koşulların oluşmadığının açık bir göstergesi olarak kabul edilmiştir. Yargıtay, suç şüphesini gösteren somut delil ve soruşturma için zorunluluk bulunmadığı halde kişilerin 2-3 saat boyunca alıkonulmasının, TCK m. 109 kapsamındaki 'kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' suçunu oluşturduğuna hükmetmiştir. Bu karar, CMK 91/2'deki koşulların yokluğunda yapılan alıkoymanın hukuka aykırı olduğunu ve memurlar için cezai sorumluluk doğurabileceğini göstermektedir.